|
Ve Karşınızda Müge Oruçkaptan!!! |
|
|
Perşembe, 17 Haziran 2010 |
ALEM FM NERDEDİR, NASIL GİDİLİR?
MEHMET: Yok ya abi, Alem Fm arkada kalıyor. Şu haritayı bi daha çıkarsana…
ATAKAN: Eee tamam abi Cevizlibağ işte burası; ama burası neresi?
(Randevu saatine az kalmıştı. Biz ise hala Alem Fm’in adresini bulamamıştık. Gerçi, her ne kadar Müge Hocamızın anlayışlı kişiliği bizi rahatlatsa da sanırım biraz; yok yok, baya baya panik olmuştuk…)
Mehmet: Aklıma bir şey geldi. (Bilirkişi tavrıyla)
Atakan: Nedir?
Mehmet: Birine soralım. Mesela şu amcaya. Hey ihtiyar!
Atakan: Hayır Mehmet…
(Bizi karşılayan; iki caddenin birleştiği noktada yerde bağdaş kurarak, plastik bardağındaki şarabını yudumlayan bir ihtiyardı. )
Mehmet: Selam amca, buraların yerlisi misin? Ya da şöyle sorayım, eskiden buralar Dutluk muydu?
İhtiyar: Evet hatta kurt inerdi. Manyak mısınız ulan siz?
Atakan: Abi Alem Fm’i arıyoruz da biz.
İhtiyar: Öğrenci misiniz?
Mehmet: Hımm… Öğrenmeye niyetliyiz abi izninizle. (Şarap bardağını yeni fark etmem, diksiyonumun bir an şekil değiştirmesine, ses tonumun incelmesine hatta sindirim sisteminin faaliyete geçmesine sebep olmuştu)
(İHTİYAR BİZE ADRESİ TARİF ETTİ VE İHTİYARIN BİZE TARİF ETTİĞİ ADRES, METRESİ METRESİNE DOĞRUYDU. SONUNDA ALEM FM’İ BULMUŞTUK. AYRICA, BU HİKÂYENİN DEVAMI İÇİN ATAKAN'LA AYRI BİR YAZI YAZMA KONUSUNDA DA KARAR KILMIŞTIK)
***

İŞTE, ALEM FM STUDYOLARI VE MÜGE ORUÇKAPTAN…
Efendim radyoya nasıl başladınız?
-1986 yılında radyo sınavlarını kazandım. İlk olarak Hakkâri radyosuna tayinim çıktı. Ancak orda ihtiyaç olmadığı için ben ve iki arkadaşım televizyonda başladık. Ama ben hep “radyoda olsam radyoda pişsem” derken büyük denizlere atıldık. Âlem FM’de 6 aydır görev alıyorum. Açıkçası radyo atmosferini çok seviyorum. İnsanlara sadece sesinizle seslenmek, dinleyiciyi etkilemek, çok etkileyici bir şey. Radyo ve televizyon benim işim ve her ikisinden de çok keyif alıyorum. Radyo, Televizyona göre daha samimi ve daha hoş tabi.
Şimdilerde birçok programcı, radyoyu bir basamak olarak görüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Diğer programcıları bilmem de benim düşüncem bu yönde değil. Şu anda birçok televizyon kanalında program yapıyorum. Bir albüm hazırlığı içindeyim, ayrıca seslendirme de yapıyorum. Öte yandan yakında bir kitabım da çıkacak kitap yazıyorum. Baktım fazlasıyla kadın hikâyesi mevcut, ben de hayatımdaki erkekleri, başta oğlumu ön planda tutarak erkeklere özel bir kitap çalışması yapmaya karar verdim birde bu tarz bir çalışmaya yoğunlaştım.
Benim için radyo, bir basamaktan öte bir sihirdir. Ben televizyona geçmek bir tarafa, insanları televizyondan radyoya döndürmeye çalışıyorum. Ve aldığım birçok mesajda insanlar benimle radyoya döndüğünü söylüyor. İnsan sıcaklığının en etkili mecrasına herkesin kulak vermesini istiyorum ve benim tavsiyem, herkes evine klasik bir radyo alması yönünde mesela.
Size ulaşmak isteyen birçok genç var ve tecrübelerinizden faydalanmak istiyorlar. Onlara neler söylemek istersiniz?
-Gençlere şunu söylemek isterim. Donanımlı ve kendilerinin farkında olsunlar. İstemek önemli ancak o iş için yaratılmış olmak da çok önemli. Bu işi başarabilen arkadaşlar, bu işi yürekten isteyen arkadaşlar olacaktır. Gençler öncelikle iç seslerini dinlesinler, ne yapabileceklerine baksınlar ve ne yapabiliyorlarsa o yolda ilerlesinler.
Önce insan arzu ettiği şeyi, bir de imkânı varsa denemeli. Çünkü herkesin bir hayali var ve hayale kavuşmanın da bir adımı var. Bir adım atsınlar denesinler. O adımdan sonra öyle bir mucize olur dersiniz ki “geldiğinde buraya iki kelimeyi bir araya getirip konuşamıyordu ama şimdi adam veya kadın aldı başını gitti.” Hiç bir şey inanca engel değildir. Ben sohbet ettiği sırada kekeleyen ama dublaja geçtiği sırada takır takır konuşan insanlar tanıyorum. Herkeste o şans vardır. Sadece buna inanmak çok önemlidir. Etrafınızdaki olmayanlara değil de olanlara bakın. Gençlere tavsiyem budur. İstediklerinin peşinden gidecekler, bunun için ne gerekiyorsa yapacaklar. Bir insana âşık olmak gibi mesela… Eğer çok istersen alırsın.
HEDEFLERE SORU SORMAYIN. “OLUR MU? NASIL OLACAK Kİ?” KAÇININ BU İFADELERDEN.
Yayınınızda insanları rahatlatmayı onların stresten uzaklaşmasını sağlıyorsunuz. Ve sizi dinleyenler gelecekleri için de kendilerine bir yol çizmek içinde sizden bir şeyler bekliyor. Programınızın saati ve gününü özellikle mi kendiniz istediniz?
Özellikle Pazar gününü ve gece saatini uygun gördüm ben. Programımı meditasyonla bitiriyorum ve dinleyenler hem haftanın yorgunluğunu üzerinden atmış olurken, yeni haftaya daha bilinçli bir şekilde uyanıyorlar.
Teknolojik açıdan sınırsız ve zirveye oynayan bir radyo bünyesindesiniz. Bu radyoyu daha fazla yüceltmek için formülünüz nedir?
İNANMAK…
***
Damla damla çığlıklarınız, ince kahkahalarınız, cıvıltınızla Alem fm her Pazar gecesi saat 22:00 – 24:00 arası Müge ORUCKAPTAN’ la,”O an” BİR ALEM…
Yorumlar () |
 |
|
|
|
|